Gelecekte bile, hikaye
''Bir varmış bir yokmuş'' diye başlıyor...
Anahtar kişi olduğunun kendisi de dahil kimsenin farkında olmadığı 16 yaşındaki bir kız olan
Cinder, bir sayborg ve
işinin ehli sıradan bir mekanik ustasıydı, ta ki her genç kızın rüyası Prens Kaito hayatına girene dek.
![]() |
| |Güzel kıyafetlerini çıkarttırdılar; üstüne eski püskü, gri bir elbise verdiler ve ayağına tahta takunya geçirdiler.| |
Bir ay aşığı olarak söylüyorum Ay Günlüklerinin büyüsüne kapılmamak elde değil. Herkesin
çocukluğunda yer edinmiş o kalıp masalların Marissa süzgecinden geçirilmiş yeni sürümüne
bayılacaksınız.
![]() |
| |Gökyüzü açıktı ve şehrin ışıkları yüzünden yıldızlar görünmese bile, ufukta hilal şeklinde yükselen ay, sanki karanlığın içinden uykulu bir şekilde bakan, kısılmış bir gözü andırıyordu.| |
Bir yanda koskoca Ay'la yetinemeyen Dünya'ya göz dikmiş Kraliçe Levana,
bir yanda insan nüfusunu tehdit eden hastalık: Veba,
bir yanda ülkesi ve dünyanın kaderi adına en doğru kararı vermeye çalışan genç prens Kai,
ve bir yanda olan bitene ayak uydurmaya çalışan Cinder.
![]() |
| |Prens, merdivenin tüm basamaklarını ziftle kaplatmıştı. Ve Cindererella merdivenlerden koşarak indiğinde, sol ayakkabısını geride bırakmak zorunda kaldı.| |
Her cümlesinde kendine bağlayacak, sağlam bir kurguya sahip, maceraların ustaca sıralandığı,
geçmişin retrosunu geleceğin mottosuna yansıtmış bir kitap arayanlar,
bir sayborgun nasıl bir yaşantısı olabileceğini merak edenler,
gecelerinizi hazırlasanız iyi edersiniz, çünkü bu kitap elinizden düşmeyecek!
''Ama onu arayan herkes, aslında bir hayaletin peşinde olacaktı.''
Siz ne düşünüyorsunuz?



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder